Haftaya hızlı satışlarla başlayan altın ve gümüş piyasalarında fiyatlar geri çekildi. “Kara pazartesi” yorumlarına neden olan düşüşlerin ardından uzmanlar, bunun geçici bir düzeltme olduğunu vurgularken 2026’nın ilk ayları için dikkat çeken yeni seviyeleri işaret etti.
2025 boyunca yatırımcısına güçlü kazançlar sağlayan altın ve gümüş, haftanın ilk işlem günlerinde sert bir düzeltmeyle karşılaştı. Küresel piyasalarda artan satış baskısı, değerli metalleri de etkiledi.
Ons altın, 4.500 dolar seviyelerinden 4.300 dolar bandına kadar gerilerken; gram altın fiyatı 6.250 TL’den 5.900 TL seviyesine indi. Böylece gram altında hafta başından bu yana kayıp 300 TL’yi aştı.
Gümüş cephesinde de tablo benzer oldu. Ons gümüş, rekor kırdığı 84 dolar seviyesinden 70 dolar bandına çekilirken, gram gümüş yeniden 100 TL’nin altına sarktı.
Piyasalardaki bu sert geri çekilme yatırımcılar arasında tedirginlik yaratırken, uzmanlar düşüşlerin panik değil teknik düzeltme kaynaklı olduğuna dikkat çekiyor. Aşırı alım bölgesine giren fiyatların, kısa vadede kâr satışlarıyla dengelendiği ifade ediliyor.
Milliyet’e değerlendirmelerde bulunan BLG Finansal Danışmanlık Kurucu Ortağı Belgin Maviş, yaşanan düşüşlerin kalıcı bir trend değişimi anlamına gelmediğini söyledi.
Maviş’e göre 2026’nın ilk çeyreği, özellikle altın tarafında yeniden hareketli geçebilir.
Belgin Maviş’in öne çıkan beklentileri şöyle:
Gram altın: 2026’nın ilk üç ayında 6.200 – 6.300 TL bandı yeniden gündeme gelebilir
Ons altın: Önümüzdeki 6 aylık süreçte 5.010 dolar seviyesi test edilebilir
Ons gümüş: 6 ay içinde dolar bazında 90 dolar seviyeleri hedeflenebilir
Maviş, TL bazlı gümüş fiyatlarında dalgalanmanın daha yüksek olabileceğini, bu nedenle orta vadede yatırımcılar için altının daha dengeli bir tercih sunduğunu vurguladı.
Uzmanlara göre gümüş, yüksek getiri potansiyeli sunmasına rağmen oynaklığıyla öne çıkıyor. Altın ise küresel belirsizliklerin sürdüğü bir ortamda daha güvenli liman özelliğini koruyor.
Bu nedenle 2026’ya girerken yatırımcıların kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade orta ve uzun vadeli trendleri dikkate alması gerektiği belirtiliyor.